İlk terapi seansında ne olur?
İlk seans genellikle değerlendirme görüşmesidir; terapist neden geldiğinizi, geçmişinizi ve hedeflerinizi anlamaya çalışır. Çok şey söylemeniz beklenmez; tempo sizin rahat ettiğiniz düzeyde ilerler.
Terapiye adım atmak cesaret ister. Sürece dair beklentileri önceden netleştirmek hem kaygıyı azaltır hem de terapiden en yüksek verimi almanıza yardımcı olur.
Pek çok kişi terapiyi yanlış bir gözle değerlendirir: "Çok hasta olmalısın", "Herşeyi anlatmak zorundasın" ya da "Birkaç seansta düzelirsin" gibi beklentiler terapiye başlamayı geciktirebilir. Bu yazı, o belirsizliği gidermek için hazırlandı. Terapiye gitmenin doğru zamanı olup olmadığından emin değilseniz önce terapiye ne zaman gidilmeli yazımıza göz atın.
Araştırmalar, terapinin etkinliğini belirleyen en büyük etkenin psikologun teknik bilgisi değil, görüşmeciyle kurulan güven ilişkisi olduğunu gösteriyor. İlk bir-iki seansta kendinizi güvende ve anlaşılmış hissetmiyorsanız, başka bir psikolog aramak hem normaldir hem de önerilir.
İlk görüşmede psikolog sizi ve geliş nedeninizi anlamaya çalışır. "Hemen çözüm bulmam gerek" baskısını bir kenara bırakın. Bu seans sizin için de psikologu tanıma, rahat hissedip hissetmediğinizi ölçme fırsatıdır.
Bazı haftalar ilerleme hissedersiniz, bazı haftalar daha zor hissedebilirsiniz. Bu normaldir. Terapide "iki adım ileri, bir adım geri" gitmek çok yaygındır. Sürece sabırla yaklaşmak sonucu belirleyen en önemli etkenlerden biridir.
Gizlilik sınırlarınızı kendiniz belirlersiniz. "Bunu söylemek istemiyorum" demek tamamen geçerlidir ve iyi bir psikolog bunu hiçbir zaman zorlamamalıdır. Güven zamanla oluşur; paylaşımlarınız da buna paralel derinleşir.
Terapiye başlamadan "Bu terapiden ne elde etmek istiyorum?" sorusunu kendinize sormak çok faydalıdır. Net olmayan bir cevabınız olsa bile bunu psikologunuzla paylaşın. Ortak hedefler, her seansın odaklanmasını kolaylaştırır.
Özellikle BDT gibi yapılandırılmış terapilerde psikologunuz seanslar arasında egzersiz ya da düşünce günlüğü önerebilir. Bu ödevler seansın derinleşmesini sağlar. Yapamadıysanız bu da konuşulmaya değer bir malzemedir.
Terapi bitmez-tükenmez bir yükümlülük değildir. Hedeflerinize ulaştığınızda ya da artık devam etmek istemediğinizde psikologu bilgilendirerek süreci sağlıklı biçimde kapatabilirsiniz. İyi bir psikolog sizi tutmaya çalışmaz; bu kararınıza saygı gösterir.
Terapi "güçsüzlerin" başvurduğu bir şey değil
Tersine, terapiye gitmek kendi zihinsel sağlığına yatırım yapma kararıdır. Dünyada milyonlarca sporcu, yönetici, sanatçı ve sıradan insan terapiyi bir gelişim aracı olarak kullanmaktadır. Sorun yokken gitmek de son derece değerlidir.
Mağusa'da psikolog randevusu nasıl alınır?
Mağusa Psikoloji Merkezi'nde randevu almak için herhangi bir yönlendirme ya da sevk gerekmez. WhatsApp üzerinden bize ulaşmanız yeterlidir; ilk mesajınızda ne aradığınızı kısaca paylaşabilirsiniz.
Seans sıklığı ne olmalı?
Başlangıçta haftada bir seans en yaygın tercihtir. Zaman ve bütçe kısıtlamasına göre iki haftada bir de etkili olabilir. Psikologunuzla birlikte ihtiyacınıza en uygun sıklığı kararlaştırabilirsiniz.
İlk seans genellikle değerlendirme görüşmesidir; terapist neden geldiğinizi, geçmişinizi ve hedeflerinizi anlamaya çalışır. Çok şey söylemeniz beklenmez; tempo sizin rahat ettiğiniz düzeyde ilerler.
Hayır. Terapi bir güven ilişkisidir ve anlatmak istediklerinizi kendi zamanlamanızda paylaşırsınız. Bir konuda konuşmaya hazır olmadığınızı belirtmeniz tamamen kabul edilebilir.
Lisanslı bir psikolog veya psikolojik danışman olmasına dikkat edin. Uzmanlık alanının sorunlarınızla örtüşmesi ve ilk görüşmede güven hissetmeniz önemlidir. Birden fazla görüşme yaparak uyumu değerlendirebilirsiniz.
Terapistler yasal gizlilik yükümlülüğü altındadır; paylaşımlarınız üçüncü taraflarla paylaşılmaz. Yalnızca kendinize veya başkasına ciddi zarar riski olan durumlarda zorunlu bildirim söz konusu olabilir.